pazarlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pazarlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Caddede kalem kırtasiye tanıtımı

Istanbul'un caddeleri fuar alanı gibi.
Ürünlerinizi tanıtmak için yayaların yoğun oldugu saatleri seçip stand kurabilirsiniz. Tabi izin alarak.
Yayaların yogun olması yanına hangi sokak veya caddeden geçenler sizin ürün profilinize uygun onu iyi belirlemeniz gerekir.
Bir cadde civarında oturan kişiler emeklilerden oluşabilir. Ama bazı caddelere hafta sonları belli saatlerde gençler başka semtlerden gelip geziyorsa orada gençlere uygun tanıtım yapabilirsiniz.
Bu fotografta çocukların yogun gectigi saatlerde tanıtım yapılarak çocuklar ürüne alıştırılıyor, tabi anne babalar da  :)

Caddelerde internet sitesi tanıtımı

Bir internet sitesi temelli bir iş yarattınız, ama kimse bilmiyor.
O zaman bir işe yaramaz. İnsanların kendiliğinden gelmesini beklerseniz çok beklersiniz.
Aynı yeni bir ürün ürettiğiniz zaman gibi bu işi de tanıtmak gerek.
Nasıl tanıtacaksınız. Birçok yol var, bazıları aşağıdakiler.
-Konu ile ilgili fuarlar
-Yine internette ilgili sitelere reklam
-Caddelerde tanıtım (fotograftaki gibi)
Caddelerde tanıtım yaparken seçeceğiniz yer ürününü veya hizmeti satabileceğiniz kişilerin dolaştığı yerler olmalı. Bu fotografta tanıtım yapan bubilet standını arka planda görülen dekore edilmiş arabalar ile de desteklemiş. Arabaların üzerine internet sitesi adı yazıldıgı gibi üzerine de uçak kuyruğu yapılmış.
Güzel bir tanıtım şekli diye yazmak istedim.

Türkiye'nin İlk Sony Tableti Senin Olsun!

İlk tabletini piyasaya sürmeye hazırlanan Sony; çok geniş uygulama yelpazesine ve PlayStation® sertifikasına sahip olan bu ürünüyle çok konuşulacağa benziyor. Tableti Türkiye’de 1 Ekim’de satışa sunacak olan Sony, “İlk Sony Tablet Kimin?” yarışmasıyla çıkış tarihinden önce tablet tutkunlarına bu muhteşem tabletin sahibi olma şansı veriyor!

http://www.facebook.com/SonyTR adresindeki Sony Türkiye Facebook hayran sayfasında gerçekleşen yarışmada, en çok soruyu en kısa sürede bilenler kazanıyor. 3 hafta sürecek yarışmada her hafta 1 Sony Tablet hediye ediliyor. Bilgili ve hızlı 3 yarışmacı bu teknoloji harikası cihaza Türkiye’de herkesten önce sahip olma şansı yakalıyor. Türkiye’de Sony Tablet S’e sahip olan ilk kişi olmak için tek yapmanız gereken; linke tıklamak ve en hızlı şekilde soruları cevaplamak.


Bir bumads advertorial içeriğidir.

Caddelerde ürün/firma tanıtımı

Ben bir hizmet veya ürün üretiyorum, müşteri gelsin beni bulsun dönemi biteli yıllar oldu. Ürün veya hizmetinizden insanları, potansiyel müşterilerinizi haberdar etmeniz gerekir.
Yaya trafiğinin çok olduğu caddeler ve meydanlar bu iş için genelde uygun yerler. İzinler alındığı takdirde ve insanların hoşuna gidecek ve ilgi çekecek şekilde firmanızı tanıtabilirsiniz.
Fotografta bir araba firması bayisi caz müziği ile firmasını tanıtıyor.
Tabi aynısını yapmak gerekmez, bu tanıtımlar size başka çağrışımlar yapar ve ürün veya hizmetinize uygun tanıtımlar yapabilirsiniz.

Pazarlama-ürünün fiyatı

Bir iş fikriniz veya yeni bir ürün hayal ettiniz ve ürettiniz.
Bu hizmeti veya ürünü kime ne kadar kar ile satacaksınız. Satış hedefiniz veya hedef kitleniz kim? Piramitin neresindekileri hedefliyorsunuz derler ya :)
Genelde satışlar hayvan satışı pazarlığı gibi kol kopana kadar el sıkışmakla olmuyor. Strateji lazım.
Bence geçen haftasonu Hürriyet gazetesinde Ege Cansen'in yazısını okuyun.
Oldukça güzel ve eğitici bir yazı. Aşağıda yazıdan bir kısım var. Bence tamamını okuyun.

----------------------------------------------------------------------------------------

“Pazarlama, ihtiyacı ürüne tercüme etme sanatıdır.”


Bu tanım, daha iyi anlaşılabilir hale getirilmek istenirse, şöyle de ifade edilebilir. Pazarlama, insanların belli bir veya birkaç ihtiyacını giderecek ürünü, önce tasavvur etmek, sonra tasarlamak ve sonunda da onu inşa etmektir. Ürün ortaya çıktıktan sonra yapılması gereken şey “ihtiyacı, talebe dönüştürmektir.”

Bunun için hedef kitleyi, ürünü satın almaya tahrik edecek bir iletişim stratejisi geliştirilir. Reklâm, propaganda ve halkla ilişkiler etkinlikleri bu aşmada kullanılır. Sonra ürünün muhtemel alıcıların eline hangi kanallarla ulaşacağı planlanır. En sonunda hayati karar verilir: Fiyat ne olmalıdır.

* * *

Maslow, 1908 ile 1970 arsında yaşamış Amerikalı bir psikoloji profesörüdür. Pazarlamada, fiyatlandırma kararlarına çok büyük katkısı olan “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” kuramının müellifidir. Maslow'a göre her insanın, en altta “bedensel” en üstte ise “kendini bulma” dediği 5 katmanlı bir ihtiyaçlar piramidi vardır. Temel ihtiyaçlar, beslenme, koruma/barınma ve üremeden ibarettir. Alt katmanda bulunan ihtiyaç giderilse, insan bir üst katmandaki ihtiyacını tatmin etmek için harekete geçer. Kısaca “para harcar”. Çünkü giderilmiş ihtiyaç, ihtiyaç değildir. Temel ihtiyaçlar ucuz ürünlerle, üst ihtiyaç ise pahallı ürünlerle giderilir. Bir ürün ne kadar yüksek ihtiyacı giderecek şekilde konumlandırılırsa, fiyatı o kadar yüksek olur. Zenginleşen insanların parasını almak için, onlara “özgüvene kavuşma”, “kendiyle gurur duyma, hatta böbürlenme”, “herkes tarafından bilinme”, “toplumca sayılma ve önemsenme” gibi üst ihtiyaçlarını giderecek ürünler geliştirilir. Eğer bir ürün “statü sembolü” (mevki göstergesi) haline gelmişse, fiyatlandırmada sınır olmaz.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Özellikle bu son cümle hakkında düşünmek gerek.
Yazının tamamı: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16940335&yazarid=260&tarih=2011-02-05

İşinizi sürekli tanıtın

İş fikrini buldum ürünü ürettim gelip millet alsın.
Yok böyle şey.
Sürekli tanıtacaksınız, akılda kalacak, hatta logonuz varsa (ki önemli) logonuzu hatırlayacaklar.
Yıllar önce (belki 15 yıl) tanıdığım bir Italyan firmasının müdürüne (cevabı bilsem de) sordum. Bu fuara katılıyorsunuz ama sonuç alamıyorsunuz sipariş gelmiyor dedim.
Cevap : Fuarlar sadece sipariş değil ürün tanıtımı için. Firma renkleri ve ismine gezenlerin alışması kafalarında yer etmesi gerekir 
YUkarıda ve aşağıda AVON firmasının caddelerde jazz konseri vererek dolaşan pembe cadillac arabası görülüyor.
Bir sağlık günü dolayısı ile düzenlenen bu aktivite ile marka tanınırlığı korunuyor.
Yani tanıtıma sürekli bir çaba gerekiyor.
Sadece ürünün güzel olması eskiden yeterliydi
:)
Fotografları ben çekmiştim.
:)

Reklamı sokaklarda tamamlayın

Aslında bir önceki yazının devamı niteliğinde.
FIBA basketbol şampiyonası sponsorlarından Turkcell de sponsorluğunu sokaklarda tanıtımlar ile pekiştiriyor.
Caddede çektiğim fotograflar konuyu daha güzel anlatıyor.
Elektrik direklerinde basketbol potaları monte edilmiş. Direklerin alt kısımlarındaki çöp kovalarına file giydirilerek basketbol potasına çevrilmiş ve yere turnike çizilerek daha sempatik hale getirilmiş.
Ayrıca caddede Turkcell kendi mağazasının önünde pota kurmuş ve bir de basketbolcu vardı. Oyunlar oynanıyordu. Çok kalamadığım için detayları bilmiyorum.
:)
Ürünlerin veya hizmetlerin sokaklarda yaratıcı iş fikirleri ile tanıtılması güzel değil mi?

Ürün tanıtımını sokaklara taşıyın

Beko sponsor oldugu FIBA 2010 basketbol şampiyonasında hem sponsorlugunu duyuruyor hem de reklam yapıp markasını tanıtıyor.
Bu fotografı Istanbul Bağdat caddesinde çektim.
Ürün veya hizmetleri çeşitli aktiviteler ile birleştirerek yaratıcı sunumlarla tanıtmak başarılı bir seçim gibi geldi bana.
Kocaman basketbol topu kaldırımda güzel duruyor.
İş geliştirmek için böyle fikirler ile sokaklarda tanıtım yapabilirsiniz.

Canlı Promosyon - Konserve Çiçek


Aşağıda emaille gelen basin bültenini yayınlıyorum.

Ilginç ve güzel bir ürün.


Kumbasar Reklam tarafından üretilen yaratıcı promosyon ürünü Canlı Promosyon – Konserve Çiçek , reklam kampanyalarında farklılık arayan şirketlerin beğenisine sunuldu.

İçerisinde mevsimine uygun lale , sümbül, zambak, erengül, begonya, çiğdem gibi çiçek soğanlarını barındıran Canlı Promosyon - Konserve Çiçek kalıcı ve uzun ömürlü yapısıyla promosyon ürünlerinin duygusal bağ kurma özelliğini en iyi şekilde temsil ediyor.

Ofisleri renklendiren Canlı Promosyon - Konserve Çiçek’in ; reklam yüzeyinin çok geniş olması da ürünü alışılmış promosyon çalışmalarından ayıran en önemli özellik olarak görülüyor.

Haftada bir kez yarım çay bardağı suyla her ortamda yetiştirilebilen rengarenk ve hoş kokulu çiçeklerle , reklamı yapılan markanın üzerinde olumlu bir etki bırakılması hedefleniyor. Bu sayede Canlı Promosyon – Konserve Çiçek standart promosyon ürünlerinin ötesine geçip orijinal, kalıcı ve kaliteli bir reklam hizmeti veriyor.

Türkiye’de ilk defa uygulanan Canlı Promosyon - Konserve Çiçek, sadece promosyon ürünü olarak değil aynı zamanda resmi, dini, sektörel günlerde , şirket toplantılarında , yemeklerde, ziyaretlerde, özel günlerde, fuar ve organizasyonlarda ve sosyal sorumluluk projelerinde hediye olarak da verilebilecek bir ürün olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Özel karton kutu ve şık bir çanta eşliğinde şirketlerin beğenisine sunulan Canlı Promosyon – Konserve Çiçek’in dikkat çekici bir diğer özelliği ise reklam alanında kullanılan renge göre çiçek seçiminin yapılabilmesi. Bu sayede üründe ve reklam çalışmasında bütünlük sağlayan şirketler mesajlarını daha çekici bir şekilde sunma fırsatı yakalıyor.

Farklı ambalaj seçenekleri üzerinde çalıştıklarını belirten Kumbasar Reklam yetkilileri promosyon çalışmalarında canlı ürünlerin kullanımı ile yeni bir dönemin başladığının altını çiziyor.
Ürünün ayrıntıları için http://www.canlipromosyon.com/ u ziyaret edebilirsiniz

Uzaktan tarım, terlemeden domates :))

Hepimiz evde oturmaya herşeyi internetten yapmaya alıştı.
Tarımı bile artık facebook'un Farmville oyununda hobi olarak milyonlarca kişi evinden yapıyor.
Ama internetten tarım yapıp elinizi toprağa değdirmeden tarım yapıp sonra da evinize ektiginiz organik sebzeler gelsin istermisiniz.
İşte size internet ile tarımı birleştiren bir iş fikri.
Italya da bir firma böyle bir iş kurmuş. Le Verdure del mio orto (Bahçemden sebzeler)
Bahçesi ve tarlası olanlar veya tarlası olanlara internet bilgisi ile yardımcı olacaklar kurabilir.
Önce size yetecek olan bir tarlayı internetten tutuyorsunuz. Örnegin 30 m2 yıllık 850 Euro.
Sonra 40 çeşit sebzeden internet sitesinden seçiyorsunuz. Her adım için ücret ayrı ödeniyor.
Sebzeler olduktan sonra kapınıza teslim ediliyor.
Detaylı bilgi için sitesine bakınız:
Aşağıdaki fikirler ile de ilgilenebilirsiniz:

Üniversite öğrencilerine bedava defter :)

Gazeteler üniversite öğrencilerinin zor durumda olduğunu kitap hatta yemek alamadıklarını okumuştum geçenlerde. Daha önce de bedava not kağıdı yazısı yazmıştım.

Aşağıdaki gibi bedava defter iş fikri en azından küçük bir katkı olabilir.
ABS notebooks diye bir firma, ABD de kampuslere defter dağıtıyor.
1-Kapakta bir reklam logo, üniversite ismi,
2-Kampus hakkında bilgi
3-10 adet separatör üzerinde mesajınız veya diğer bilgiler olabilir
4-320 adet not tutmak için sayfa
Bu tabi istendiği şekilde değiştirilebilir.
Hem üniversitelerimiz özellikler özel üniversiteler hem kendi reklamlarını yaparlar hemde sponsor bularak defterleri bedava getirirler.
Üniversiteler bu işe girmese bile şirketler reklam yapmak için defter yaptırıp üniversite öğrencilerine dağıtsa firmasını gayet iyi tanıtmış olur.
Üniversite öğrencileri cafelerde, sinemalarda, otobüslerde elde defter geziyor. Otomatik reklam yaparlar.
Daha detaylı bilgi için: http://www.absnotebooks.com/
Ülkemizde de defter firmaları, üniversiteler, özel şirketler bu işi yapabilir.
Aşağıdaki fikirler de ilginiz çekebilir:

Mithat Selection opera geceleri

Mithat giyim yıllardır Bağdat caddesi mağazasında opera geceleri düzenliyor.
Fotograf Temmuz ayında bir pazar akşamı çekildi.
Çok ilgi gören bir etkinlik.

Markanın tanıtımına bence çok olumlu katkıda bulunuyor ve hitap ettiği müşteriye uygun. Marka hatırlanırlığını artırıyor diye düşünüyorum.

Ürününüz ne kadar kaliteli olsa da tanınmazsa kalitesi bir işe yaramaz. Ürün tanınırlığını artırmak için o ürünü alacak müşteri kitlesine uygun tanıtım yapmak gerek. Ürüne uygun olmayan bir tanıtım ve reklam harcamaları satışı artırmayabilir. Boşa masraf olabilir.
İşi geliştirmek ve satışınız artırmak için her zaman yeni ve farklı fikirlere ihtiyaç var.

Tanıtımda sınır yok


Coca cola firması Zero adlı içeçeğini tanıtmak için caddelerde hummer limuzin gezdiriyor.

Ürün tanıtımında araç kullanımı çok kullanılan bir fikir.

Hele trafikte araç ve yaya yogun yerlerde görmemek mümkün değil.

:)

Bir diger kullanımı da son zamanlarda ara sokaklarda dükkanı olanlar yogun olarak yapıyor gibi geldi bana. Üzerinde reklamı olan aracı (örneğin mobilyacının kamyonu) caddeye herkesin görebileceği bir yere park edip sokak arasındaki dükkana müşteri yönlendiriyor. En azından akılda kalması saglanıyor.

Araç üzerindeki reklam ve tanıtım çok eskiden beri kullanılan bir yöntem, ama bunun da farklı tipleri geliştiriliyor.

:)

Uzaktan kumandalı araba ile oynamak istermisiniz :)

Geçen pazar Istanbul sahil yolunda duracell pil tanıtım için 2 stand kurmuş.
Biri büyük biri küçük uzaktan kumandalı arabalar için.
Pillerinin ne kadar uzun ömürlü olduğunu göstermek için yarışmalar yapıyorlardı.
Insanlar uzaktan kumandalı arabalarla oynarken hem eğleniyor hemde pillerin ömrü kafada yer ediyor.
Eğlenceli bir tanıtım şekli bulmuşlar.
Direk halka giderek yapılan bu pazarlama şekli bence oldukça etkili. Böyle yaratıcı fikirleri sokaklarda görmek güzel birşey. Çalışan görevli gençler de oldukça başarılı bir şekilde katılımı artırıyorlardı.

İnşaat paravanlarında reklam

Cadde üzerindeki bir inşaat paravanına çok güzel bir reklam kurulmuş.
Domestos reklamı, 3 boyutlu mikropları da baya heybetli duruyor. :))
Yanlarında kocaman "mikrop işgalini durdurun " yazısı...
Reklamcılığın en önemli kurallarından olan ürünü gösterme işini de yapmışlar. Ürünler kalenin burçlarında dimdik duruyor. mikroplara karşı hijyenik savaşı kazanmış gibi..
Insaat paravanları çelik veya ahşap bomboş duracagına güzel bir reklam hem güzel bir görüntü hem de güzel bir iş ve tanıtım pazarlama fikri.
Bomboş inşaat paravanı durmasından iyi değil mi.?
Sanırım hem inşaat müteahhidi veya arsa sahibi, ürün sahibi hem de reklamcı para kazanıyor. :)
Böyle inşaat paravanlarının değerlendirilmesi güzel olmuş

Bağdat caddesinde basket potaları


Sadece iş fikri de yetmiyor. Ürünün veya hizmetin tanıtımını reklamını yapak da gerek. Satış yapamazsanız ürün veya hizmetin, yada iş fikrinizin iyi olması da yetmez. Duyurmanız gerekiyor.

Satış ve pazarlama önemli.

Digiturk ün basketbol yayınlarını duryurmak için Bağdat caddesindeki direklere pota asması nasıl sizce. Bağdat caddesinde gördüm ve fotoğrafını çektim.

Reklam sektörü hergün yeni tanıtım fikirleri ile karşımıza çıkıyor.

Cep telefonu operatörlerinin müşteri savaşı

Açık bir fuar alanı olan Bagdat caddesinde cep telefonu firmaları gecen hafta sonu numara taşınabilirliği yüzünden pazarlama ve tanıtım atağına girdiler.

Avea bir gün rap birgün Brezilya samba gösterileri yaparken Turkcell de kutu açmaca ve çekilişler yapıyordu. Yanında seyircilere de güzel ikramları ve çocuklara şekerleri de vardı Turkcell 'in.
Bu rekabet tüketicilere yarayacak. Firmalar ürünlerini tanıtmak için çeşitli iş fikirleri yaratıyor, kampanyalar düzenliyor.
Birbirlerine çok yakın noktalarda oradan geçerken gördüğüm için bu 2 sinin fotografını çekebildim.


Müşteri Sadakati yaratma taktikleri

Eski müşterileri korumak, yeni müşteri bulmaktan çok daha az enerji gerektirir; ama pek çok şirket bu basit gerçeğin farkında olmadığı için, yeni müşteri arayışı içinde eski müşterilerini unutur ve onları kaybeder.
MEVCUT MÜŞTERİLERİNİZE TANITIM YAPIN
Müşteri sadakatini oluşturmanın yollarında biri, mevcut müşterilere, tanıtım faaliyetlerinizde yer vermektir. Mevcut müşterilerine satabileceğiniz ek ürünleri düşünün...Yeni bir otomobil satın aldığınızda, çevrenizde otomobilinizi 'tamamlayacak' ürünleri satmaya çalışan ne kadar çok şirket olduğunu farkedersiniz. Aynı stratejiyi kendi şirketinizde kullanmanız mümkün. Müşterilerinize, sizden aldıkları malları ya da hizmetleri 'tamamlayacak' yeni ürünler satma yollarını arayın.
MÜŞTERİ ŞİKAYETLERİNİ, MÜŞTERİ SADAKATİNİ ARTIRMADA KULLANIN Müşterileriniz, onlara sattığınız ürünlerden memnun değilse, muhtemelen şikayet etmek yerine, bir dahaki sefere rakip şirkete gitmeyi tercih edeceklerdir. Müşteri şikayetlerini öğrenmeye, satış sonrasında memnuniyet oranlarını ölçmeye yarayan anketler yollayarak başlayabilirsiniz. Müşterilerinize, satış sonrasında da, satış öncesi ilgiyi göstermeniz, ürünlerinize yönelik sadakatlerini artırıcı bir etki yaratacaktır.
MÜŞTERİLERİNİZLE SÜREKLİ İLETİŞİM İÇİNDE OLUN
Mevcut müşterilerle iletişim, iletişim, iletişim! Ürünlerinize yönelik sadakatlerini artırmanın en emin yolu... Bayramlarda kutlama mesajları gönderin, fuarlarda stand'larını ziyaret edin, doğum günlerini öğrenerek, o günlerde küçük hediyeler verin. Onlara, şirket bülteni göndererek, yeni çalışmalarınızdan, başarılarınızdan sözedin. Ücretsiz seminerlere çağırın. Kısacası, onlarla sürekli iletişim içinde kalarak, sizi 'aileden biri' gibi hissetmelerini sağlayın.
DESTEK SERVİSİNDEKİ PERSONELİNİZİ EĞİTİN
Pek çok şirket, satış departmanındaki personeline, diğer departmanlardan daha çok önem verir. Oysa, mevcut müşteriyle iletişimi kuracak olanlar, müşteri destek departmanının uzmanlarıdır. Satış ve pazarlama bölümünüz için ayırdığınız eğitim bütçesini, destek departmanına da ayırın. Bu yazı email ile geldiği için kaynak verilememiştir. Yazarın talebi halinde hemen gösteririz.

Pazarlama tanımları

Aşağıdaki yazı bir email ile geldi. Aslında be zengin adam büyüleyici kız örneğinde şüphem var ama yine de yorum gelir mi ya da nasıl yorum olur diye merak ettim ve yolladım.
Pazarlama Nedir? (*)

Bir profesör, yüksek lisans öğrencilerine pazarlama kavramlarını anlatıyordu:
1. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına giderek 'Çok zenginim. Evlen benimle!' dediniz. Bu, doğrudan pazarlamadır.
2. Bir grup arkadaşınızla katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Arkadaşlarınızdan biri kızın yanına gitti ve sizi işaret ederek kıza 'O çok zengin. Evlen onunla!' dedi. Bu, reklamdır.
3. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına gidip telefon numarasını aldınız. Ertesi gün arayıp 'Çok zenginim. Evlen benimle!' dediniz. Bu, telepazarlamadır.
4. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Kalkıp kravatınızı düzelttiniz, ona doğru yürüyüp içkisini tazelediniz, arabanın kapısını açtınız, çantasını düşürünce eğilip aldınız, küçük bir gezinti teklif ettiniz ve sonra 'Bu arada ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?' dediniz. Bu, halkla ilişkilerdir.
5. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanınıza geldi ve 'Duyduğuma göre çok zenginmişsiniz. Benimle evlenir misiniz?' dedi. Bu, marka bilinirliğidir.
6. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp 'Ben çok zenginim. Evlen benimle!' dediniz. Suratınıza okkalı bir tokat yapıştırdı. Bu, müşteri geribildirimidir.
7. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp 'Ben çok zenginim. Evlen benimle!' dediniz. O da sizi kocasıyla tanıştırdı. Bu, arz-talep uyuşmazlığıdır.
8. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaştınız, ama siz birşeyler söyleyemeden önce biri gelip ona 'Ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?' dedi ve kız onunla gitti. Bu, sizin pazar payınıza göz koyan rekabettir.
9. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp 'Ben çok zenginim, evlen benimle!' diyecekken karınız geldi. Bu, yeni pazarlara girememektir. (*)
Bu yazı, Marjinal Reklam ve Tanıtım Şirketinin 'Marjinal Yaklaşımlar E-bültenleri'nin 03 Nisan 2007 tarihli nüshasından alınmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...