Duyuru olarak yayınlanması için gelen bir emaili aynen yayınlıyorum.
Umarım geçlerimize faydası olur.
Proje Adı: Hayatımın Fikri, Gençlik İçin Girişimcilik Projesi
Proje Ortağı: Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)
Başlangıç Tarihi : 2006
Proje Süresi: Sürekli
Hedef Kitle: Üniversite Gençleri
Avea Sosyal Sorumluluk Projesi
Avea ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) işbirliği ile yürütülen Hayatımın Fikri Projesi, Türkiye'de girişimcilik eğitimini, projelerin fonlanmasını ve işini kuran gençlerin en kritik dönemi olan ilk yıllarında işletme geliştirme danışmanlığı ve yönderlik programlarıyla desteklenmesini bir arada sunan ilk ve tek projedir.
2008 – 2009 akademik yılında 3. yılına giren proje 7 bölgede 10 üniversitede genç girişimcilere destek olmaya devam ediyor.
Genç Girişimcilere DestekTürkiye’nin en önemli sorunları arasında yer alan işsizlik sorununa yenilikçi bir çözüm modeli geliştiren "Hayatımın Fikri" projesi sürdürülebilir kalkınma yolunda en önemli değer olan gençlerin, girişimcilik yönünde teşvik edilmesini ve uzun vadede hem kendi geleceklerine hem de toplumsal kalkınmaya önemli bir katkı sağlamalarına destek olmayı hedefliyor.
Avea ve TOG, işbirliğinde, 2006 yılında hayata geçen Hayatımın Fikri, iki yılda 9 farklı üniversitede, 3900 gence ulaşdı. Proje çerçevesinde, 1482 saat eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. 471 iş fikri projelendirildi. Girişimcilik Kurulu tarafından başarılı bulunan 43 genç girişimcinin 30 projesi toplam 713.000 TL tutarında fonla desteklendi. Şu ana kadar Hayatımın Fikri projesinin yetiştirdiği genç girişimcilerden 26 tanesi 20 iş fikrini hayata geçirdi, diğerleri işlerini kurma aşamasında.
Örnek bir model
"Hayatımın Fikri" projesi genç bir girişimcinin ihtiyaç duyacağı tüm destekleri sunuyor. Proje eğitim, danışmanlık, proje sergisi, işletme geliştirme danışmanlığı ve yönderlik programı aşamalarından oluşuyor. Projenin eğitim aşamasında uygulanabilir iş fikri, girişimcilik, fizibilite hazırlama, iş planlaması konularında dersler veriliyor. Eğitimleri tamamlayıp, kazandıkları donanımla iş planlarını hazırlamaya başlayan genç girişimci adaylarına bire bir görüşmelerle danışmanlık veriliyor. İş planlarını tamamlayan genç girişimci adayları arasından eğitmenler tarafından ön eleme yapılarak başarılı bulunan gençler İstanbul’da düzenlenen proje sergisine davet edilerek, tanınmış ve başarılı profesyonellerden oluşan Gençlik için Girişimcilik Kurulu’na projelerini sunuyor. Başarılı bulunanlar fonlanarak gençlerin, iş fikirlerini hayata geçirilmesi sağlanıyor. İş fikirlerini hayata geçirme sürecinde ve işlerini kurduktan sonra girişimcilerin en kritik dönemi olan ilk yıllarında da, genç girişimciler kurdukları iş hakkında raporlarını proje ekibine sunarak işletme geliştirme danışmanlığından faydalanıyor. Girişimcilik Kurulu tarafından verilen yönderlik sayesinde de bulundukları illerde ve yerel koşullarda fikir alışverişi yapma fırsatı bulamayacakları profesyonellerin yol göstericiliğinden yararlanıyorlar.
3. Yılında Hayatımın Fikri
Hayatımın Fikri Projesi üçüncü yılı olan 2008-2009 akademik yılında projenin uygulandığı üniversite sayısını 10’a proje fonunu da 620.000 TL’ye çıkardı.
Detaylı bilgi için : www.hayatiminfikri.com
Dünyadan ve Türkiye'den iş fikirleri, yeni ürünler- business ideas innovative products)
Özel Okul açın
Hayda bu da nerden çıktı demeyin.
Biliyorum bu blogda genelde yapılabilir basit ürün ve işleri tanıtmaya gayret ediyorum. Öyle uçuk fikir yer almamasına özen gösteriyorum.
Ama son günlerde gazetelerde özel okul ücretleri açıklandığından beri bu konu ilginç geliyor.
Türkiye de herşeyin son yılda fiyatları inmesine ragmen özel okullar ücretlerini artırıyorlar.
Aşağıda tahmini bir özel okul açılması ile ilgili bir mizah yazısı yazdım. Kara mizah ta diyebilirmiyiz acaba :)
Tanıdığınız iyi birkaç ögretmen varsa, sermayedar birkaç kişi organize edebiliyorsanız olmayacak birşey değil. Yani bir köfteci açmak yerine 20-30 kişi ya da daha fazla kişi birleşip okul açabilirsiniz. :))
İşin bürokrasisini bilmiyorum ama çok karlı ve sürekli kar getiren bir iş.
Müşteri bir kere girdikten sonra ilkögretim 9 (ana sınıfı dahil) sene lise 5 sene (hazırlık ile) yani 14 sene toplam elinizde.
Müşteriler (okul sahipleri müşterilere öğrenci diyor) istediğiniz gibi kontrolunuz altında. :))
Gelen velilere okulunuuzun dekorasyonunu övebilirsiniz, ambalaj sattırır.
Ögrencilerin hiç kullanmayacağı spor tesislerini övebilirsiniz. Ögrenciler yani müşterileriniz bu tesisleri tekrar para vererek kullanacak çünkü :)
Tamam ilk başlangıçta adı köklü okul olan okullar ile rekabet etmekte zorlanırsınız. Ama ücretleri düşük tutun gene de kar edersiniz.
Bir sınıfta 20 kişi olsa ögrenci başına sürekli yılda 15000 tl alsanız yılda toplam 300,000 tl tek sınıftan geliriniz. Köklü okullar isim kullanarak yılda 20.000 civarına çıkardı ücretleri bu sene.
Bu arada okulun köklü olmasının ögrenci egitimine bir faydası da oldugunu sanmıyorum.
Kazançlarınız
Aynı eğitimi daha güzel tesisle Izmir de veya ankara da çok daha ucuza verebiliyorlar. Demekki bu iş arz talep meselesi.
Parayı veren oldugu yerde malın veya hizmetin fiyatı artıyor dimi iktisat ilmine göre.
Tabi bu işte bir de velilerin gözünü boyayacak törenler, tiyatrolar, aktif oldugunuzu gösterecek basit birkaç aktivite, yabancı dille ilgili yabanci ögretmen (bu arada yerli ögretmenler daha iyi dil ögretiyor). Sonra havalı bir uluslararası egitim sertifikası almakta işleri kolaylaştırır. Hatta bir de dersane havası verip çocuklarınızı SBS ye veya öss ösys yada ne varsa sınavlara çok iyi hazırlıyoruz ayrıca dersaneye gitmesine gerek yoktur gibi laflar da etkili olabilir. Hatta birkaç kulüp adı altında satranç vs gibi aktivite de koyarsınız, zaten bunlar para da tutmuyor. Bilgisayar odası zaten çok ucuza çıkar. Gelsin oynasın çocuklar o kadar para veriyorlar. :))
Aslında okullar arasında eğitim farkı da yok. Tüm okullar aynı milli eğitim programını uyguluyor. Tek fark sınıflar 20-24 kişilik.
Ha bu arada internet sitenize ve broşürlerinize de mutlu başarılı çocuk fotografları koymayı unutmayın. Kimisi satranç masasında kimi de bir laboratuar aletinin başında olsun. Bir iki de basket atarken veya gol atarken olursa iyi olur.
Sonuç:
Bu yazı yüzünden özel okul karşıtı olduğum sanılmasın.
Aksine gelişmesini ve yaygınlaştırılmasından yanayım. Ama özel okulların yapması gereken daha çok şey var.
Biliyorum bu blogda genelde yapılabilir basit ürün ve işleri tanıtmaya gayret ediyorum. Öyle uçuk fikir yer almamasına özen gösteriyorum.

Ama son günlerde gazetelerde özel okul ücretleri açıklandığından beri bu konu ilginç geliyor.
Türkiye de herşeyin son yılda fiyatları inmesine ragmen özel okullar ücretlerini artırıyorlar.
Aşağıda tahmini bir özel okul açılması ile ilgili bir mizah yazısı yazdım. Kara mizah ta diyebilirmiyiz acaba :)
Tanıdığınız iyi birkaç ögretmen varsa, sermayedar birkaç kişi organize edebiliyorsanız olmayacak birşey değil. Yani bir köfteci açmak yerine 20-30 kişi ya da daha fazla kişi birleşip okul açabilirsiniz. :))
İşin bürokrasisini bilmiyorum ama çok karlı ve sürekli kar getiren bir iş.
Müşteri bir kere girdikten sonra ilkögretim 9 (ana sınıfı dahil) sene lise 5 sene (hazırlık ile) yani 14 sene toplam elinizde.
Müşteriler (okul sahipleri müşterilere öğrenci diyor) istediğiniz gibi kontrolunuz altında. :))
Gelen velilere okulunuuzun dekorasyonunu övebilirsiniz, ambalaj sattırır.
Ögrencilerin hiç kullanmayacağı spor tesislerini övebilirsiniz. Ögrenciler yani müşterileriniz bu tesisleri tekrar para vererek kullanacak çünkü :)
Tamam ilk başlangıçta adı köklü okul olan okullar ile rekabet etmekte zorlanırsınız. Ama ücretleri düşük tutun gene de kar edersiniz.
Bir sınıfta 20 kişi olsa ögrenci başına sürekli yılda 15000 tl alsanız yılda toplam 300,000 tl tek sınıftan geliriniz. Köklü okullar isim kullanarak yılda 20.000 civarına çıkardı ücretleri bu sene.
Bu arada okulun köklü olmasının ögrenci egitimine bir faydası da oldugunu sanmıyorum.
Kazançlarınız
- Ögrenci (müşteri) direk ödenen eğitim ücretleri (Bir giren 15 sene para ödeyecek, nerede var böyle hazır müşteri)
- Spor tesisi üyelik ücretler (Yine hazır müşteri- Ögrenciler, veliler, mezunlar, bunların tanıdıkları, civarda oturan halk- Yani spor merkezleri müşteri ararken sizin hazır bir müşteri kitleniz var. Velilerin ödediği ücretler ile yapılan spor tesisleri 2. kere satılıyor, ögrencilere bile ücretli)
- Okul formaları : Formalar anlaşmalı mağazadan alınır, herhalde okula bir katkı payı ödeniyordur :)
- Servis ücretlerinden okul katkı payı
- Yemek ücretleri: Piyasanın en pahalı yemegi özel okullarda. Firmalara yemek veren yemek servis firmaları (catering) en iyi yemegi 6-8 tl arasında verirken, özel okullarda yemek ücretleri 11-14 tl civarında, bu seneye artabilir. Yani yemek ücretlerinde de okulların ciddi karları var görünüyor. Bir yemek firması ile 8 tl ya anlaşsanız 13 e satsanız. Bu kar oranı nerde ve garanti müşteri hangi restaurantta var.
Aynı eğitimi daha güzel tesisle Izmir de veya ankara da çok daha ucuza verebiliyorlar. Demekki bu iş arz talep meselesi.
Parayı veren oldugu yerde malın veya hizmetin fiyatı artıyor dimi iktisat ilmine göre.
Tabi bu işte bir de velilerin gözünü boyayacak törenler, tiyatrolar, aktif oldugunuzu gösterecek basit birkaç aktivite, yabancı dille ilgili yabanci ögretmen (bu arada yerli ögretmenler daha iyi dil ögretiyor). Sonra havalı bir uluslararası egitim sertifikası almakta işleri kolaylaştırır. Hatta bir de dersane havası verip çocuklarınızı SBS ye veya öss ösys yada ne varsa sınavlara çok iyi hazırlıyoruz ayrıca dersaneye gitmesine gerek yoktur gibi laflar da etkili olabilir. Hatta birkaç kulüp adı altında satranç vs gibi aktivite de koyarsınız, zaten bunlar para da tutmuyor. Bilgisayar odası zaten çok ucuza çıkar. Gelsin oynasın çocuklar o kadar para veriyorlar. :))
Aslında okullar arasında eğitim farkı da yok. Tüm okullar aynı milli eğitim programını uyguluyor. Tek fark sınıflar 20-24 kişilik.
Ha bu arada internet sitenize ve broşürlerinize de mutlu başarılı çocuk fotografları koymayı unutmayın. Kimisi satranç masasında kimi de bir laboratuar aletinin başında olsun. Bir iki de basket atarken veya gol atarken olursa iyi olur.
Sonuç:
- Hazır müşteri,
- Güzel kar oranı
- Süreklilik
- Mutlu vakıf yönetim kurulu veya özel okul sahibi
- Firmasına kar ettirmiş mutlu işletme genel müdürü (pardon okul müdürü)
Bu yazı yüzünden özel okul karşıtı olduğum sanılmasın.
Aksine gelişmesini ve yaygınlaştırılmasından yanayım. Ama özel okulların yapması gereken daha çok şey var.
Yabancı siteler
Türkiye'de de birçok iş fikri arayan girişimci veya bu konularda yazı okumak isteyen kişiler genelde yabancı kaynaklardan da yararlanıyor.
İş fkirleri veya girişim için yeni fikir veya yenilikçi fikirleri ögrenmek istiyorsanız ve ingilizceniz varsa aşağıdaki sitelere bakabilirsiniz.
Genelde Türkçe ve diğer ülkelerde iş fikirleri yayınlayan sitelerin çoğu bu sitelerden ipucunu alıp firma sitelerine bakıyor, tercüme ediyor ve yayınlıyor. İngilizce bilenler yabancı iş fikirleri için benim bloguma bakacağına direk o sitelere bakabilir.
İş fkirleri veya girişim için yeni fikir veya yenilikçi fikirleri ögrenmek istiyorsanız ve ingilizceniz varsa aşağıdaki sitelere bakabilirsiniz.
Genelde Türkçe ve diğer ülkelerde iş fikirleri yayınlayan sitelerin çoğu bu sitelerden ipucunu alıp firma sitelerine bakıyor, tercüme ediyor ve yayınlıyor. İngilizce bilenler yabancı iş fikirleri için benim bloguma bakacağına direk o sitelere bakabilir.
Bunların dışında daha birçok site var.
İlginç bulduklarınızı gönderirseniz burada yayınlayalım. Herkes ulaşırsa burada gördükleri fikirleri geliştirir, belki faydası olur.
Bu blogda da zaten mümkün olduğunca tüm fikir aldığım ya da Türkçe'ye çevirdiğim sitelerin linkini veriyorum. Eksik olanları haber verirseniz onları da yayınlayalım.
:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)